3 Eylül 2010
Uzun yollar, yalnızlık ve küçük kaza
24 Mayıs 2007 Şanlıurfa – Viranşehir
Günlerdir yoldayım ve güneşten kollarım su topladı. Ardından soyulmaya başladı, soyulan derinin altındaki de soyulmak üzere. Acı çekiyorum her güneş ışığında. Bu nedenle birkaç gün uzun kollu kıyafetleri tercih ediyorum. Şanlıurfa’yı geride bırakırken önümde dar ve bozuk yollar beni bekliyor.
Dün geldiğimde görmediğim tabelayı bugün sabah çekiyorum...
Aynı zamanda dünkü rüzgâr yine karşımda ama düne nazaran biraz daha sakin esiyor. Viranşehir’e 90 km kadar yolum var. Sık sık çay ve dinlenme molalarını ihmal etmiyorum.
Yine ... Devamı...
31 Ağustos 2010
İlginç tesadüf
23 Mayıs 2007 Birecik – Şanlıurfa
Her şeyden önce bugün başıma gelen ilginç olaydan bahsetmek istiyorum. Şanlıurfa’ya öğleden sonra vardım. Öğretmenevine yerleştikten sonra gezmeye çıktım. Yoldan karşı karşıya geçerken orta kaldırımda yolun sakinleşmesini bekliyordum. Birden arkamdan birisi kolumu tutarak; -Serkan Taşdelen dedi. Ben bütün şaşkınlığımla arkama döndüm ve tanıdık bir yüz gördüm. Ama ismi bir türlü aklıma gelmedi. Şaşkınlıktan dolayı unuttum asker arkadaşımın ismini. Daha sonra ben Aziz Bozkurt dedi. Evet, kendime geldim ve sevgili asker arkadaşımı hatırlamıştım. Tesadüfün bu kadarı olur. ... Devamı...
28 Ağustos 2010
Dinlenme Günü
22 Mayıs 2007 Birecik
Erzincan’dan yola çıkalı tam on gün oldu. Şanlıurfa’nın ilçesi Birecik’teyim. Doğa Derneği çalışanı Turan’ın misafiriyim. Planıma göre bu güzel ve şirin ilçede dinlenme günü veriyorum. Bugün hiç bisiklet kullanmak istemiyorum. Birecik’te gezip, kuş gözlemi yapacağım.
Turan’ın işleri dolayısı ile bana eşlik edemiyor. Tarihi köprü manzarası eşliğinde kek ve meyve suyu ile yaptığım kahvaltının ardından Birecik’te yaşayan bir diğer arkadaşım, aynı zamanda Doğa Derneği gönüllüsü Ahmet ile buluşuyorum.
Birlikte kuş gözlemine çıkıyoruz. İlk gözlemlediğimiz kuş ise Türkiye’de sadece Birecik’te görülebilen “Çizgili ... Devamı...
26 Ağustos 2010
İlk Arıza
21 Mayıs 2007 Gaziantep – Birecik
9 gün sonunda iki gün kalacağım Birecik’e bugün ulaştım. Sabah çıkan aksilikten sonra öğleden sonra anca varabildim. Bisikleti Mustafa’nın çalıştığı yerden aldıktan sonra arka göbekten gelen garip ses yüzünden direksiyonu Yavuz Bisiklet’e çevirdim. Sevgili Kenan bisikleti baştan aşağı kontrol etti ve arka göbeğin su aldığını ve bu şekilde gitmemem gerektiğini söyledi. Önce temizleyelim düzelir dese de içini açtıktan sonra değişmesi gerektiğini söyledi. Bende ileride daha büyük sıkıntılar çıkartmaması için değiştirme kararı aldım. Daha kaliteli bir parça ... Devamı...
24 Ağustos 2010
Ayıntap
20 Mayıs 2007 Kahramanmaraş – Gaziantep
Bugün Gaziantep’teyim, eski adı ile Ayıntap. Turumun 8. gününde dünyanın üçüncü büyük parklarına ev sahipliği yapan büyükşehirdeyim. Sabah erken kalkıp çıktım Ahmet Ağabeyin evinden. Birlikte yapmış olduğumuz kahvaltı beni Gaziantep’e kadar getirdi.
Otoyola doğru ilerliyorum...
Otoyol ve normal yol ayrımı...
Narlı’dan sonra otoyola girdim ve Gaziantep batı çıkışına kadar otoyolda geldim. Her ne kadar tehlikeli olsa da kimse girmek yasak bile demedi. Eski yol çok dar ve tehlikeli olabileceğini düşündüğüm için otoyola girmek istedim.
Gaziantep'e 44 Km yolum kaldı...
Buradan sonra Gaziantep il ... Devamı...
23 Ağustos 2010
Fıstık tarlaları
19 Mayıs 2007 Gölbaşı – Kahramanmaraş
Bugün yolum diğer günlere nazaran biraz daha uzun olduğu için sabahın erken saatinde uyanıyorum. Gün henüz yeni yeni aydınlanıyordu yüzümü yıkarken. Hazırlanıyorum ve bisikletimi almak için aşağıya iniyorum. Kömürlüğün anahtarını alarak bisikletimi çıkarıyorum ve yola hazır konuma getiriyorum.
Öğretmenevinden ayrılarak çorba içecek yer arıyorum. Yol üzerinde bulunan lokantada mercimek çorbası ısmarlıyorum kendime. Ardından saat 6 gibi yollardayım.
Rüzgarında etkisi ile düz yolda hızlıca ilerliyorum. Güneş hala yüzünü göstermedi, içimde bir ürperti var.
Düz yolun sonunda rampa tırmanmaya başlıyorum. Haydarlı ... Devamı...
20 Ağustos 2010
Çetin, Bakır, Panter Hasan, Patron Murat, Heri Emre ve Boyacı
18 Mayıs 2007 Doğanşehir – Gölbaşı
Deliksiz bir uykunun ardından saatim 6’da çalmaya başlıyor ama ben erteleye erteleye 6 buçukta anca uyanıyorum. Aynı odada kaldığımız amca hala uyuyor. Diğer yatak ise boş hiç bozulmamış, arkadaş ile zaten dünden bu yana hiç görüşemedik. Sanıyorum ki gece kalmaya gelmedi. Pencereyi aralıyorum ve hava durumuna bakıyorum. Bulutlu ama yağmur yok, sevinmeme yetiyor.
Toplandıktan sonra kapıyı yavaşça kapatarak amcayı rahatsız etmeden bisikletimi almak için belediyeye gidiyorum. Dün benimle ilgilenen ... Devamı...
19 Ağustos 2010
Kıl Payı
17 Mayıs 2007 Malatya – Doğanşehir
Uyanıyorum ve el yüz yıkadıktan sonra otelden çıkış yapıyorum. Arıkan’ın iş yeri buraya çok yakın. Hemen yanına gidiyorum ve birlikte kahvaltı yapıyoruz. Kahvaltı menümüz ise mercimek çorbası ve bol miktarda ekmek. Ardından bütün her şey için teşekkür ediyorum ve Malatya’dan ayrılmak üzere yola çıkıyorum. Bugün yine yalnızım ve durağım çok uzak olmayan Doğanşehir. Malatya Otogarının önünden geçiyorum.
Saat 8 buçukta Malatya’yı geride bırakıyorum. Yazıhan, Hekimhan kavşağını geçer geçmez karşımda dev bir U harfini andıran yol çıkıyor. Gideceğim ... Devamı...
17 Ağustos 2010
Kömürhan Köprüsü Harput’a bakar
16 Mayıs 2007 Elazığ – Malatya
Geceden yapmış olduğumuz plan gereği erken uyanıyoruz. Harput Kalesine çıkıp geldikten sonra Malatya’ya doğru yola çıkacağız. 3 km rampa tırmanacağız Harput Kalesine ulaşmak için. Çantalarımı yurtta bırakıyorum. Günay’da hazırlandıktan sonra Harput’a çıkmaya başlıyoruz. Saat 6 dolaylarında, güneş henüz yüzünü gösteriyor. Sabah serininde üç km.lik rampayı çok rahat çıkıyoruz.
Harput Kalesi;
Harput kalesinin rakımı 1400 metre, Elazığ ise 1067 metre.
Arap Baba Türbesi;
Harput Kalesini ve Arap Baba Türbesini ziyaret ettikten sonra Elazığ’ı kuşbakışı izliyoruz. Daha fazla vakit kaybetmeden ... Devamı...
14 Ağustos 2010
Rampa, rampa, yine rampa
15 Mayıs 2007 Tunceli – Elazığ
Bugün aklımda kalan tek şey rampa oldu. Neden mi? Sabah 7’de hareket etmek için erkenden uyanıyorum. Güzel bir uykudan sonra kendimi epey dinç hissediyorum. Hazırlanıyorum ve yola çıkmak için bisikletimin yanına iniyorum. Yoldaş’ım hazır şekilde beni bekliyor. Beni Tunceli’de ağırlayan Dersim Kültür Derneğinden de birkaç arkadaş geliyor beni uğurlamaya. Kısa bir hazırlıktan sonra yoldayım. Kahvaltıyı birkaç kek ile atıştırıyorum. Tunceli’yi Munzur Çayı üzerinde bulunan Mameki köprüsü ile geride bırakıyorum.
Tunceli çıkış tabelasından sonra rampalar ... Devamı...